Ergen Terapisi ve Ebeveynlerin Ergenlere Yaklaşımı

Image Description
Ergen Terapisi ve Ebeveynlerin Ergenlere Yaklaşımı

Ergen terapisi ve ebeveynlerin ergenlere yaklaşımı, psikoloji biliminin önemli konularından biridir. Ergenlik dönemi, çocukluk ile yetişkinlik arasında bulunan, kişinin fiziksel ve psikolojik olarak değişimler yaşadığı bir süreçtir. Fiziksel değişimlerin haricinde kişide yaşanan bu psikolojik değişimler, hem kişinin kendisi hem de ebeveynleri açısından zorlu olabilmektedir.

Ergen terapisi, terapist ile ergen birey arasında gerçekleşen, ergen bireyin sorunlarla başa çıkmasını kolaylaştıran ve kendini daha iyi tanımasına olanak sağlayan bir terapi yöntemidir. Ergenlik dönemi boyunca ebeveynlerin ergenlere yaklaşımı da oldukça önemlidir. Ergen birey ve ebeveynler arasında sağlıklı ilişki kurulabilmesi için ergen terapisi oldukça büyük fayda sağlamaktadır.

Ergenlik Dönemi

Ergenlik geçiş dönemi olarak tanımlanabilmektedir. Aslında ergenlik dönemi sorunları, ergen bireyde gözlemlenen kaygıların ve yaşanan gelgitlerin temelinde, bir geçiş süreci olmasının etkileri bulunmaktadır.

Ergenlik, artık çocukluk döneminin sona ermeye başladığı ve yetişkinliğe yavaş yavaş geçişin yaşandığı bir dönemdir. Ergenlikle birlikte birey, artık çocuk olamama ama öte yandan yetişkin de de olamama çatışmasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu süreç, aynı zamanda vücutta yaşanan fiziksel değişimlerle birlikte, bir değişime adaptasyon aşaması olarak tanımlanabilmektedir. Birey, fiziksel olarak kendine yabancılaşma ama aynı zamanda kendini bulma sürecini ergenlik döneminde yaşamaktadır. Vücutta yaşanan hormonal faaliyetler, fiziksel değişimler ve bunların toplamı olarak bir kimlik kazanma süreci olan ergenlik, psikolojik açıdan yoğun ve hassas bir döneme işaret etmektedir.

Çocukluk ve yetişkinlik arasındaki ergenlik süreci, psikolojik düzeyde bir kendini bulma, dolayısıyla kimlik kazanma sürecidir. Ergen birey, bu süreçte kimliğini kazanmak amacıyla daha çok sorgulamaya, kavramların karşılığını daha yoğun yaşamaya ve bütün bunlar doğrultusunda sosyal anlamda var olmaya yönelmektedir. İç dünyası ve fiziksel yapısıyla oluşturacağı kimlik, aynı zamanda dini, kültürel, mesleki ve cinsel bağlamda bir var oluş anlamı taşımaktadır. Bu noktada, karmaşık ve hassas bir süreç olarak tanımlayabileceğimiz ergenlik döneminde, aileye önemli sorumluluklar düştüğünü belirtmek gerekmektedir.

Ergen Terapisi

Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamasında yaşanan bir kişilik oturtma savaşıdır. Birey, ergenlik sürecinde aslında kendisini bulma amacıyla daha çatışmacı, daha hassas ve fiziksel olarak her şeyi daha yoğun karşılamaya daha meyilli olmaktadır. Bu süreçte ergen bireyin kendini çıkmazda bulması, aslında hem fizyolojik hem de psikolojik olarak çok normaldir.

Ergen terapisi; kişilik oturtma savaşındaki, fiziksel ve psikolojik olarak hassas süreçte bulunan bireyde ortaya çıkan psikolojik, fiziksel ya da davranışsal sorunları çözmek amacıyla uygulanan yöntemlerin bütünüdür. Ergenlik dönemi sadece çıkmazlar ya da çözülemeyen problemler durumunda destek alınmasını gerektiren bir süreç değildir.

Bireyin kendini bulması sürecinde her anlamda karmaşık işleyen ergenlik, ergen terapisi uygulamaları ile bilimsel ve teknik olarak sağlıklı şekilde gerçekleşebilmektedir. Ergen terapisi ve danışmanlığı kapsamında, bireyin psikolojik sorunları, davranış problemleri ve sosyal anlamda yaşadıkları zorluklar değerlendirilmektedir. Ergen terapisi, kendini arayan ergen bireyin, her anlamda yoğun yaşadığı kavramların yeniden ele alınmasını ve pek çok anlamda ortaya çıkabilecek sorunların, yeniden oluşturulan kavramlar üzerinden değerlendirilerek çözülmesini sağlamaktadır.

Ergenler Neden Aileleri ile Çatışmaktadır?

Ergen birey, kendi kimliğini oluşturma aşamasında temel olarak bir bağımsızlık arayışı içerisindedir. Kendi kimliğini bulabilmesi için kendi seçimlerini yapmasına, kendi yaşamı ile ilgili düzenlemeler yapması ve sorumluluklar almasına fırsat tanınmasını talep etmektedir. Bu noktada, doğduğu andan itibaren ideal konumda bulunan anne ve baba, ideal olma niteliğini bireyin gözünde kaybetmektedir. İdeal olanın kendi dünyasındaki arayışı, ergen bireyin aile kavramındaki bütün ideal algıları yok etmesini zorunlu kılmaktadır.

Ergen bireyin aile kavramındaki ideal algıyı yok etmesi, aslında kendi idealleri ve ailenin mevcut idealleri arasında bir çatışmanın temelini oluşturmaktadır. Ergen ve aile çatışması, kendi ideallerini arayan birey ile belli idealler üzerine kurulu bir işleyişe sahip olan aile kavramı arasındaki savaşa işaret etmektedir.

Ebeveynlerin Ergenlere Yaklaşımına Dair Temel Unsurlar

Ebeveyn ve Ergen İletişimi, sadece konuşmak temelinde gerçekleştirilmemektedir. İletişim; birlikte zaman geçirmeyi, beraber üretme ve birçok açıdan paylaşım sağlamayı gerekli kılmaktadır. İletişimin gereklilikleri, kişiler arasındaki ilişkinin niteliğini belirlemektedir. Bu bakımdan doğru iletişim, doğru ilişkileniş anlamına gelmektedir.

Ebeveynlerin öncelikle ergenlik dönemindeki bireylerle, fiziksel ve psikolojik açıdan yoğun bir dönemde olduklarının bilincinde olarak iletişim kurması gerekmektedir. Ergen bireyin kendi ideal dünyasını oluşturma sürecinde, ebeveynin ergenle geçirdiği vaktin niteliği ve kurduğu iletişimin sağlıklı olması oldukça önemlidir.

Bu bakımdan ebeveyn ve ergen iletişiminin sağlıklı olması için yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Çoğunlula emir kipi içeren cümleler kuran ya da sürekli soru sorup nasihatler veren samimi olmayan bir ilişki mekanizması kurulmamalıdır.
  • Kendi kimliğini oluşturma sürecindeki ergen bireye saygı duyulmalı ve bu saygı samimiyetle hissettirilmelidir.
  • Hormonal ve psikolojik yönden değişim gösteren ve dolayısıyla hassas olan bireyle empati yapılabilmelidir.
  • İletişimin en önemli noktalarından biri olarak ebeveynin ergen bireyi etkin ve saygılı bir şekilde dinlemesi gerekmektedir.
  • Problemlere karşı cezalandırıcı tavır ve tepki gösteren yaklaşımlar gösterilmemeli, etkili şekilde diyalog kurmaya dikkat edilmelidir.
  • Ebeveynin, ergen bireyin özgürlüklerini kısıtlamadan ona sınırları hakkında saygı çerçevesi içerisinde sağlıklı şekilde bilgi vermesi gerekmektedir.
  • Özgürlük, sorumluluğu da içermektedir. Ebeveynin, her zaman ergen bireye nefes alma imkanı tanıdığı ancak yaşı doğrultusunda sorumluluklarının bilincini aşıladığı bir tavır takınması gerekmektedir. Böylece ergen bireyde bir otokontrol mekanizmasının gelişmesi sağlanmaktadır.
  • Ergen bireyin kurduğu sosyal ya da duygusal ilişkilerin hespinde, ebeveynin güven duygusu temelinde hareket etmesi ve bunu ergen bireye hissettirmesi gerekmektedir.

Ebeveyn ile çocuk ilişkisinin aslında en temelden, arkadaşlık ilişkisi üzerine kurulması gerekmektedir. Bireyin kendi kimliğini oluşturma süreci, bir sosyallik ve arkadaşlık temelinden hareketle gerçekleşmelidir. Bu süreç arkadaşlık, tutarlılık, disiplin, güven duygusu ve aile olma kavramları ile doldurularak birey olmanın her aşamasında dengeli şekilde işlenmelidir. Fakat her ailede ebeveyn ile ergen birey arasında sağlıklı ilişki kurulamamaktadır. Bu noktada ise ergen terapisi önem kazanmaktadır.

Ergen Terapisi Ataşehir

Ergen terapisi Ataşehir bölgesinde alanında tecrübeli ve deneyimli psikologlar tarafından yürütülen bir terapidir. Ergenlik, ne tam çocukluk ne de tam yetişkinlik olmadığı için ergenlik dönemi boyunca psikolojik sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Ergenlik dönemi boyunca sıkıntılar, sadece kişinin kendisi ile alakalı değildir. Ergen bireyin ailesi ile olan iletişimin şekli, arkadaş çevresi vb. unsurlar, ergen bireyin psikolojisi üzerinde etkilere sahip mekanizmalardır.

Ataşehir ergen terapisi sayesinde, ergenlik döneminin kişiye yol açtığı sorunlar aşılmaya çalışılıp ergen birey sorun çözme yollarını öğrenme fırsatı bulmaktadır.

Ataşehir ergen terapisi hakkında daha çok bilgi almak ve randevu almak için 0553 558 22 22 veya 0535 607 81 08 numaralı telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

SVG

Adres

Atatürk Mahallesi Fırat Caddesi No: 4 Gardenya 5 Sitesi E Blok Kat: 1 Daire: 8 - 2. Nolu Güvenlik Ataşehir

SVG

Telefon

0535 607 81 08