İstemek ve isteyebilme gücünü kendinde bulmak. Herkes bir şeyler ister ama kimileri isteyemez. İstemek, arzudur ihtiyaçtan ziyade. İhtiyaç daha bir elzem olandır.Sanki istek elzem değildir.Çoğu insan isteyemez. Verilmesini bekler.Ya da ince düşünceye sahip insanlarla birlikte olmak ister.Onlar istemeden verirler diye. İstemek kimine göre ''eyvallah'' etmemek, kimine göre bir zayıflık kimine göre ise hak etmemektir. Toplumuzda çoğu insan istemek konusunda kendilerindeki yetersizlikten ziyade bunu başka türlü tanımlamalarla geçiştirirler.İstemek yerine, başkalarının isteklerinin kahyalığını yaparlar. Bir başkasının hakkını savunmak daha kolay gelir.Çünkü kendisi için bir şey istemiyordur aslında..Kendisi için istese ne olur?

İstemekten korkar bazı insanlar. Alamamaktan ya da hayal kırıklığına uğramaktan. Reddedilmekten. İstekle benlik paralel gelişir. İstemeyi açgözlülükle karıştırırlar. Arsız olmakla eşleştirilir .

İstek eksikliği tamamlamak için vardır.Olmayana sahip olabilme arzusudur. Eksiklik giderendir. Belki de bazılarına göre eksikliği reddetmek, bazılarına göre ise zaten eksikliğinin hiç bir zaman giderilemeyeceği için istemeye de gerek yoktur. İstemeyi bilmeyen ,isteyemeyen aslında kaçıngan kişiliktir.Kendi isteklerinden de kaçar.

İstemek ilişki kurmaktır.İlişkiye geçmektir. Ne isterim ne görüşüm misalinin tersidir. İsteyemeyen biraz depresiftir, suçlu hisseder. Belki hakkı olmadığına inanmıştır. İhtiyaçlarıyla arzuları birbirine karıştırır. İhtiyacı kadar sahip olması yeterlidir. Zaten kendisi de fazla değildir. Benlik ister, benlik arzular.Benliğin gıdası, ''istekler''dir. Elde edemeyeceğini bilse de istemeye devam eder. Olana kadar elde edemese bile hayaliyle yaşar.İsteyebilmek tamamlanmamış olduğunu bilmek ve yapılanmaya ,gelişmeye açık olmak demektir. Bir insan ya görkemli benliğe sahipse istemez ya da bir o kadar cılız ve zayıf bir benliğe sahipse. İstemek ,isteyebilmek gelişmişlik ölçütüdür. Gelişmeyi amaç edinmenin ölçütüdür.

İsteksizlik ancak depresyonda olur. İstemeyi bile istemezsiniz. Ağzınız alçılanmış gibi konuşmakta istemezsinİz. Umutsuzluk bulutları benliğinizi kaplamışsa isteyemezsiniz. İstemek umut etmek, umut etmek istemektir.

Bazıları layık olmadıklarını düşünür. İsteyebilmek için ilk önce hak etmek lazımdır.Ve hiç hak etmediklerini düşünürler.Ve sadece ötekinin isteklerini karşılamak adına dünyaya gelir ve giderler. Başkalarının arzularının peşinde koşmak, hissettikleri suçluluğu hafifleteceklerini zannedeler. ''Suçluluk'' ötekine hizmet etmekle bitmez. İsteyememek ve istemekten vazgeçmek, bir insanın hayatta kendine verdiği en büyük cezadır.Aşırı katı sınırlarla mahkumiyetinin tadını çıkartarak, suçluluğu akıtırlar,üstelikte istemeyerek cezalarını ağırlaştırırlar ki ,ceza suçun kefaretidir.

İstemeyi ayıp sananlar, kendi benliklerine ettikleri ayıbın farkında değillerdir. Kendi benliklerinin ayıplarla dokurlar, günahla onu işlerler. Ayıp, günah, yasak, insanlar ne der....

Peki kendi benliğin ne der? İnsanların kendi içsel yolculuklarına çıkabilme cesareti göstermeleri zordur. Çünkü bu yolculuk içlerinde yaşadıkları, hayal kırıklıkları, ihmal ve istismar, yoksunluk ve ruhsal zafiyet görülmeye değer ama bir o kadar da bilinç düzeyinde değersizlik yaratır.

İsteklerle dolu ama tatmin olmamış kurak bir çöl gibi. Benlik kırılgan ve hassas, istekleri bir o kadar diri ve canlı ama kişi tarafından preslenmiş.

Artık istekler birbirine karışmış. Bu annemin isteği mi benimki mi? Toplumun mu benim ki mi? Benim benlik sınırım nedir, öteki ile ne kadar karışmış. Ben ne kadar benden ibaretim , ne kadar ötekinin benliğiyim.

İstemek bebekken başlar. Süt ile, ağlamakla ,,meme ile ve şefkatle devam eder bebek istemeye, Verilmezse istemekten vaz geçer. Kendi yağı ile kavrulur. Kavrulabildiği ile yetinir, yetindiği ile yaşar. Ve daha sonra küser.

İstemek için isteyemez hale mi gelmek gerekir? İstemek için arkadan birileri tarafında itilmek mi gerekir. Yoksa kulak vermediğin dürtülerin tarafında dürtülmek mi?

Arzunun ve istemenin sonu yoktur. Ama isteklerden vaz geçmenin ve isteyememenin sonu dipsiz karanlık bir kuyudur.

Ben isteksizliğimin dibini gördüm diyor, danışanlarımdan bir tanesi. Artık görmek istemiyorum. İsteyemememin sonunu biliyorum. O zaman , dipsiz kuyuda debelenirken isteyememenin çaresizliğini yaşadım ve isteklerimden vaz geçmemin bedelini zevk alamamakla ile ödedim. Zevk alabiliyorsam , isteyebiliyorsam o zaman varım. İstemek var olabilmenin en büyük göstergesi, istemek silik olma ile öne çıkmak arasında verilen kararın sonucudur. Görülmeyen ,görünmek istemeyen, istenmediğini düşünen istemeyendir. İstemek talep etmeye de karşılık gelir. İstemek talep etmek aktif olmaktır. Pasif olana karşı durmak, dinamik olmaya zemin hazırlayandır.