Başkalarının dikkatini çekmeye çalışır, genel ilginin odağında olmadığı ortamlardan hoşlanmazlar ve yoğun olarak etrafındakilerin ilgisini ararlar. Duygu durumları çok sık değişir ve bu değişimler çok hızlı döngülü olabilir ve bu kişiler duygulanımlarını teatralize(tiyatrolaştırarak) ederek açığa vururlar, bu şekilde ifade ederler. Çevresindeki kişileri abartılı bir biçimde zaman zaman idealize eden zaman zaman da değersizleştiren davranışları söz konusudur. Bu kişilik yapısına sahip kişiler ellerindeki bütün imkanları kullanarak sürekli olrak başkalarının dikkatini çekmeye çalışırlar.Sanki yaşamsal amaçları budur.

Amaçları cinsellik olmadığı halde,gizli bir kışkırtıcılık taşıyan giyim tarzları, baştan çıkarıcı davranışları, topluluk önünde doğal olmayan davranış ve konuşma tarzı, tutumlarındaki şaşırtıcı değişimler belli başlı öne çıkan özelliklerdir. Abartılı yardım istekleri(kendisini küçük bir kız çocuğu gibi göstermeye çalıştığında), dikkat çekmek için geniş bir oyun gücüne sahip bu kişiler ilişkilere hızlı başlayıp ,ilişkileri yürütme konusunda zorluk yaşarlar.Bu kişilik yapılanmalarında kendisinin dışındakileri kendilerne hayran bırakmak ve kendilerine bağlama davranışları çok temeldir. Bütün bu davranışların bir kat alt katmanında yatan düşünce ve duygulanım hayatın bir takım sorunları ile tek başına baş edemeyeceğine dair güvensizlik ve buna yönelik inançtır. Dikkat edilirse burada aslında çocuksu kişilik yapısından çok rahat söz edebiliriz.

Kökeninde yalnızlık ve tek başına hayatta varolamayacağına yönelik bu inanç kişileri diğerlerine yöneltir. Bu yapıdaki kişiler kadınsılıklarını davranışsal, sözel ve dış görünüm olarak abartılı yaşarlar. Çok kadınsı bir görünüme sahip bu kadınlar, her ne kadar dişiliklerini dışa vurup abartılı göstermeye de çalışsalar da aslında cinsel yaşamları son derece renksiz ve isteksizdirler.Yukarıda da dediğim gibi amaç diğerlerini kendilerine döndürüp onları destekllerinden mahrum kalmamak. Oyuncu kişilik yapısına sahip bu kişiler diğerlerine yansıttıkları hayranlık dolu bakışları karşı tarafa bir ayna görevi verip oradan yansıyanlarla kendilerine hayranlık duymak isterler.

Aslında karşı tarafa yönelik hayranlıkları kendilerine yöneliktir. Bu söylediklerimizden yola çıkarak bu yapıdaki kişilerin aslında kendilerini ne kadar güvensiz ve çaresiz hissettiklerini ortaya koymaktadırlar.

İlk başlarda gerçekten dikkat çeker ve çok çekici görünürler ancak onlarla ilişkiye girildikten ve yakınlaşma gerçekleştikten sonra aşırı oyuncu tutumları, ani duygusal iniş çıkışları ilk başlarda son derece cazip ve çekici kılan bu kişilerden ötekiler kaçmaya ve uzaklaşmaya başlarlar. Bu oyuncu kişilikler kısa bir süre sonra kaybettikleri kişilerin yerine yeni birilerini koyabilmek adına başkalarını kendilerine hayran bırakma serüvenine devam ederler. Çünkü böyle yapmadıkları takdirde yalnız kalacaklarına dair yoğun bir korku onları bu yönde motive eder.Ve genelde ilişkilerinin sonu hüsrandır.Ama bu kişiler genel itibariyle sorunların kaynağını ya da bu istikrarsız ilişki kurma biçimlerinin karşıdan kaynaklandığına diar inançları yüzünden iç görü geliştiremez ve aynı senaryoyu tekrar tekrar sürdürürler.

Bu yapıdaki kişiler önce şaşırtıcı ve sürpriz dolu davranışları ile karşılarındakini büyülerler ve daha sonra da bıktırarak kendilerini terk ettirirler ya da kendileri ile daha fazla ilgileneceğine inandığı bir kişi için kendi ilişkilerini ya sonlandırılar ya da extra-marital(aldatırlar) bir ilişki içine girerler.