Bu karşılaştırmada öncelikle özellikle vurgulanması gereken, kendine zarar verme eğiliminde olan kişinin niyetinin “bilinci sonlandırmak” olmadığıdır. Kendine zarar veren kişilerin çok büyük bir çoğunluğunun anlatımlarında, kendilerine zarar verme nedeni olarak, acıyı dindirme düşüncesi yer almıştır ve bu acıyı iki temel kategori altında dile getirmişlerdir. Büyük çoğunluğunun anlatımlarında kendilerine zarar verme davranışının bir nedeni olarak ‘çok yoğun duygulanımı dindirme’ yer almaktadır (Favazza, 1987; Walsh & Rosen,1988; Alderman,1997; Conterio & Lader, 1998; Brown,1998, 2002; Brown, Contoıs, &l, nehan, 2002). Daha azınlıkta olan grubun raporlarında ise çözülme durumları ve çok küçük duygulanımsal durumları döndürme çabası tanımlanmıştır (Conterio & Lader, 1998; Shapıro & Domınıak, 1992; Simeon & Hollander, 2001). Raporlarda fazla heyecansal acı, ızdırap şeklinde tanımlanan bu hislere bakıldığında,

  • Öfke
  • Utanç
  • Anksiyete, gerginlik veya panik
  • Keder
  • Hayal kırıklığı
  • Küçümsenme duyguları ile karşılaşılacaktır.

Yapılan çalışmalarda, kendine zarar verenler tarafından ortaya konan, rahatsızlık veren duygulanımlarla ilgili sıralama hakkında bazı fikir ayrılıkları olmuştur ( Brown 2002). Kendine zarar veren kişilerin küçük bir kısmının aktarımlarında, çok düşük düzeyde duygulanım issettikleri yönünde ifadeler mevcuttur. Bu küçük grubun ifadelerine göre kendilerini “zombi” veya “robot” gibi hissettikleri, hissizlik ve boşluk içinde oldukları anlaşılmaktadır. Bireyler bu hissizlik duygularını dindirmeye çalışmaktadırlar. Genç, yetişkin bir kadının öyledikleri bu duruma iyi bir örnek olarak gösterilebilir: “Kendimi kestiğimde ve kanı gördüğüm zaman, bu beni çok rahatlatıyor; çünkü o aman kendimi hâlâ canlı, yaşayan biri olarak görebiliyorum.” Bu bireylerin çoğu, kendilerine zarar vermeden önce bu çözülme durumlarını hissedip yaşıyor olabilirler.

Bir önemli nokta da niyetle ilgili olarak intihara eğilimli kişi, sürekli devam eden bu bilişsel düşünceyi elemek ister. Kendilerine zarar veren kişiler ise bu bilinci değiştirmeye, acıyı azaltmaya çalışırlar ve nihayet yaşamlarına devam ederler.

Kendine Zarar Veren Ergenlerin Söylediklerine Örnekler

Kendine zarar verme ve intihar arasındaki farkı 15 yaşında kendine zarar veren ergenin söyledikleri ile de bir kez daha anlamlandırmak mümkün olacaktır:

“Burada anlaşılmayacak bir şey yok. Eğer ben ölmek istersem intihara kalkışırdım ve bu bütün yaşama ümidimi kaybetmişim anlamına gelirdi. oysa ben, kendime zarar verdiğim zaman bunun nedeni, içimdeki acıyı dindirme ve dindirip yaşama devam etme isteğimle ilgilidir. İntihar hayatı sonlandırmaya yönelik olurdu”.

*Bedenimin derinliklerinden dışarı sızan sıvılar, bedenimin içiyle dışı arasındaki eril sembolik düzenin koyduğu sınırları aşındırıyordu. Şekilsiz, amorf yapışkan, kirli, bulamacı andıran, irrasyonel, kontrol edilemeyen, doğal kadın sıvılarımla ben; erilliğin kültürel, rasyonel, sınırlara dayalı, katı yapısını zorluyordum. Bundan daha iyi bir başa çıkma biçimi var mı?

*“Ben kendine zarar veren biriyim. Yedi yaşımdan beri kendimi kesiyorum. İlk başladığım zaman, banyoda jiletle yaptım ve etrafımda hiç kimse yoktu. O metali derimin üzerinde ve derimi yararken verdiği acı ve bunun sonucunda akan kan hoşuma gitti. Acının benim kontrolümde olduğunu gördüm. Acının benim kontrolümde olması hoşuma gidiyor. Ben kendimi önceleri güçsüz ve zayıf hissediyordum; ama şimdi kesmek bana güç veriyor ve toparlanmamı sağlıyor”.

*Et bıçağı ile bileğimin içine kadar girdim.Bu zordu; ama mümkündü. Bıçağın dişlerini derimin derinliklerinde hissettim ve kanı göründü. Bunu yapıyorum; çünkü kendimden nefret ediyorum; ama kendimi yaralamayı seviyorum. Bu, kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Kan ve acıdan hoşlanıyorum.

*Benim yaptıklarımın beden üzerinde çalışan dövme ve piercing yapan sanatçılardan ne farkı var? Bence ikisi de aynı. Açıklama çok basit: Kendine zarar verme, kendine zarar vermedir. Yapıyorum; çünkü bu beni iyi hissettiriyor. Kendimi kestiğim için utanmıyorum. Bunu dövmeden ve piercingten farklı görmüyorum. Ben de bir sanatçıyım.

*Evet, biliyorum birçok arkadaşım ve etrafımdaki insanlar benim için endişeleniyor. Onların endişelerini anlıyorum. Onlar benim kendimi yaralamamı istemiyorlar, bunu görmek istemiyorlar. Onlara neden bunu kendime yaptığımı söyleyeceğimi sanmıyorum. Sanıyorum bu sır olarak kalacak; çünkü bu sadece beni ilgilendirir”.