Her şey gibi evlilik ve evliliğin dinamikleri ve şartları değişmektedir. Nasıl psikiyatri ve psikolojide eskiye göre daha geniş yelpazade hastalık tanımlamaları oluşmaya başladı ise ya da kişilik örgütlenmelerini tanımlayışımız,açıklamalarımız ve müdahaleler farklılaştı ise evlilik dinamiklerinin oluşumunda da bazı noktalar aynı kalsa da değişiklikler oluşmuş, tanımlamalar farklılaşmış, ele alış biçimleri değişmiş ve daha farklı şekillenmeye başlamıştır. Evlilik için, kurum, ortaklık, birliktelik, eş olma, ilişki ortaklığı gibi etiketlemelerle aslında evliliğin ne olduğu ve evliliği oluşturan bireylerin konumlarının nasıl olması gerektiği hakkında gerek çalışmalar yapılmakta gerekse de bunun üzerine uzun uzun düşünülmektedir.

Evlilik dinamik bir kurum olmakla birlikte, içinde duygu, menfaat, statü kazanma ve korunma arzusu, çocuk özlemini giderme, kültürel baskıları dizginleyebilme, toplumsal beklentileri, karşılama gibi faktörlerden derin biçimde etkilenir ve ona göre şekillenir. Her ne kadar duygulardan söz etsek de işin içinde sadece sevmek, sevilmek , saygı duyulmak, korunmak , ekonomik destek gibi beklentiler olsa da en temelde bireyin bilinç dışı arzu ve isteklerin doyurulması olduğu ortadadır.Evliliklerin belli bir süreden sonra bitme noktasına gelmesi ya da bitmesi bilinç dışı istek ve arzuların ne kadar doyurulduğuna ya da ne kadar doyurulacağına inanma ya da umut edilmesine bağlıdır. Devam eden evliliklerde bireyler ya bu konuda umutlarını yitirmemiş olmalarına ya da bu istek ve ihtiyaçlarının bir şeklide doyurulmakta ve bunlar tatmin buldukça da ilişkide bağlanma da kuvvetlenmektedir. Evliliklerden önce insanların sorması gereken bazı sorular vardır? Bu soruları sormak, bu sorular üzerinde düşünmek ilişkiyi mekanikleştirmez aksine beklentilerin derecesini ayarlamamıza, kendimizi uğrayacağımız muhtemel hayal kırıklıklarını ya daha iyi tolere etmemize ya da bu hayal kırıklıklarını mümkün olduğunca ortadan kaldırmamızı sağlayacaktır.

  • Daha önceden evlendiniz mi? Sizce neden yürümedi?
  • Hangi ilişkinizde kendinizi derinden güvensiz hissettiniz?
  • İlk ne zaman aşık olduğunuzu hissetmiştiniz? Sizi o ilişkide aşka düşüren ne idi?
  • En uzun ilişkiniz ne kadar sürmüştü? İlişkileriniz uzun sürer mi?
  • Geçmiş ilişkileriniz şu anda mevcut ilişkinizle karşılaştırdığınızda farkları nedir?
  • Eğer önce evlendi iseniz ve bu evlilikten çocuklarınız varsa yeni ilişkinizde bu çocukların yeri nedir?
  • Neden birlikte yaşamayı değil de ,evlenmeyi tercih ediyorsunuz?
  • Geçmiş ilişkileriniz geçmişte mi yoksa bu yeni, ilişkinize transfer ettiğinizi düşünüyor musunuz?
  • Bu ilişkinizde sizi bu önceki ilişkilerinizden farklı kılacak olan nedir?
  • Bu ilişkinizi ya da ilişki ortağınızı hayatınızdaki diğer unsurlardan ön plana plan çıkartacağınız düşünüyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız, bunu ne için yapacaksınız?
  • Bu ilişkinizde ilişki ortağınız herhangi bir uzvunu kaybetse ne yapardınız?
  • Bu ilişkinizde ailelerinize yakın ya da uzak oturmak sizin için önemli olur muydu?
  • Ailelerinizin sizin kararlarınızda etkileri var mıdır?
  • Eğlenceli bir günün nasıl olacağı konusunda siz ve eşiniz hem fikir misiniz?
  • Düzen sizin için önemli midir? Düzensizliğe ne kadar tahammülünüz var mı?
  • Evlilikte roller cinsiyetlere göre mi belirlenir?
  • Sizi hüzünlendiren, sevindiren şeylerle partnerinizi üzen ve sevindiren şeyler arasında ne kadar farklılıklar var?
  • Partnerinizin dışında kendinizi daha güvende hissettiğiniz yerler ya da kimseler var mı?
  • Ne tarz cinsel etkinlikler sizi mutlu eder, sizi rahatsız eden belli cinsel etkinlikler var mı?
  • Bunları ilişki ortağınızla konuşabiliyor musunuz?
  • Cinsel ve duygusal sadakat mutlu bir evlilik için zorunlu mudur?

Tabi ki cevaplanması gereken yüzlerce soru var.

Hatta cevaplayamadığımız ve belki de hiç cevaplayamayacağımız sorular söz konusu. Evlilik duyguların yanında düşünülmesi ve optimal düzeyde emin olunması gereken bir karardır.

Çoğu zaman En kötü karar karasızlıktan daha kötüdür..