Evlilik Kavramı

Evlilik kavramının kişiler için taşıdığı ya da karşılık geldiği anlam, bütün bir evlilik sürecini şekillendirmektedir. Aslında her zaman tartışma konusu olan mutlu evlilik kavramı da evli bireyler için evlilik kavramının ne anlama geldiği temelinden şekillenmektedir. 

Evlilik, beklentiler toplamıdır. Belli bir duygusal yakınlık noktasından hareket eden evlilik, beklentiler üzerinden şekillenerek, ilişkinin evlilik ilişkisine evrilmesini beraberinde getirmektedir. 

İlişki, “biz” kavramının inşa edilmesi sürecidir. Kişi ilişkide kendi olmayı yeniden keşfederek, başkasıyla birlikteyken kendi olabilmeyi deneyimlemektedir. Biz kavramı temelinde inşa edilen “ben” kavramları, bütün anlamların yeniden şekillendirildiği ilişki sürecine, ilişki sürecinin beklentiler toplamı ise evlilik kavramına işaret etmektedir. Bu bakımdan evlilik; anlamların gerçekçi boyutundan uzak masallar tarafından “mutlu son” olarak tanımlansa da aslında bir son değil, her şeyin “biz” temelinde yeniden şekillendiği sürecin başlangıcıdır. 

Evlilik kavramı, yaşam boyu içi doldurulan pek çok anlam gibi, doğup büyüdüğümüz çevrenin etkenleri üzerinden şekillenmektedir. Ancak bu anlamlar üzerine düşünmek, araştırmak ve değişen çevresel etmenlere göre anlamları yeniden oluşturmak, sağlıklı ilişkiler kurmak açısından oldukça önemlidir. 

Mutlu Evlilik Kavramı

Evlilik, “mutlu bir son” değildir, dolayısıyla mutlu evlilik, sorunsuz evlilik anlamına gelmemektedir. Sorunların olması, evliliğin doğal ve sağlıklı işleyişine işaret etmektedir. 

Birbirinden farklı anlam dünyalarının, birlikte ve “biz” olmak üzerinden yeniden şekillendirildiği ilişkilerin evlilik boyutu, ancak çatışmalar ile kendini temellendirebilmekte ve güçlü evliliklere dönüşebilmektedir. Partnerlerin her birinin, birbirlerinin anlam dünyalarını, kendi anlam dünyaları üzerinden kurguladığı evlilik süreci, ancak çatışmalar ve sorunlar üzerinden kendini sağlıklı şekilde temellendirebilmektedir. Bu bakımdan mutlu evlilik, sorun olmayan evlilik anlamına gelmemekte, sorunlar evliliğin doğal manevraları olarak gelişmektedir diyebiliriz. 

Mutlu evlilik, sorunların yaşandığı ancak partnerlerin ortak anlam dünyaları üzerinden çözümlendiği evliliklerdir. Sorunlar, sürekli hale gelmediği sürece sağlıklı işleyen iletişime işaret etmektedir. Sağlıklı iletişim üzerinden, ortak anlam dünyası “biz” kavramı temelinde inşa edilebilmektedir. 

Evlilikte Karşılan Sorunlar Nelerdir?

Evlilik, “biz” kavramının yeniden şekillendirildiği bir süreç olarak tanımlandığı zaman, evlilikte yaşanan sorunlar, sürecin doğal getirisi olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Evlilik, beklentiler toplamı olması bakımından, ancak sorunlar yaşandığı zaman sağlıklı bir işleyişe işaret etmektedir. Biz kavramının inşası, yeni anlamlar oluşturulan beklentiler toplamı ve bu unsurların bir süreç içerisine yayılım göstererek gerçekleşmesi, sorunları kaçınılmaz kılmaktadır. Evliliklerde karşılaşılan sorunlar, kişilere göre farklılık gösterse de genel itibariyle şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Aldatma ya da aldatılma
  • Güvensizlik
  • Kıskançlık
  • Şiddet
  • Partnerler arasında yaşanan uyum sorunları
  • Eşler arasında yaşanan iletişim sorunları
  • Mutsuz evlilikler
  • Bağımlılıklar
  • Partnerler arasında duyarsızlık ya da ilgisizliğin söz konusu olması
  • Cinsel yaşam sorunları
  • Aile içi iletişim problemleri
  • Çocuklarla ilgili sorunların söz konusu olması
  • Partnerler arası kültürel farklılıklar
  • Eşlerin aileleri arasında birtakım problemler yaşanması
  • Boşanma kararsızlığı yaşanması ya da boşanamama 

Evlilik terapisi, doğal ve sağlıklı bir işleyiş gösteren evlilik sorunlarına yapıcı çözümler sunan uygulamalardır. Evlilik, sorunların ortak anlamlar üzerinden çözümlenmesi ile mutlu ve sağlıklı bir hal almaktadır. Bu bakımdan evlilik terapileri, bireylerin ortak anlam dünyalarına gerekli müdahaleleri gerçekleştirerek, yapıcı çözümlere olanak sağlamaktadır. 

Mutlu Evliliklere Açılan Kilit Noktası: Evlilik Terapileri 

Evlilik terapileri, bireylere kendilerini evlilik süreci temelinde yeniden keşfetme olanağı sağladığı gibi, çift olarak yeni anlam dünyalarını oluşturmalarını da mümkün kılmaktadır. 

Evlilik terapilerinin ilk seansında, çiftler tek tek dinlenilmektedir. Bu noktada terapist, dinleyici ve gözlemci olarak, çiftin ilişki döngüsü hakkında yeterli bilgiyi sağlamayı amaçlamaktadır. Çift arasında doğal olarak meydana gelen ilişki döngüsünün yakalanması, evlilik terapisinin temelini oluşturarak, uygulamanın başarısına zemin hazırlamaktadır. 

Terapistin teknik yönlendirmeleri doğrultusunda sorunlar ifade edilmeye başlanmakta ve bu durum sağlıklı iletişimin kurulmadığı sorunlu evlilik sürecinde bir kırılma oluşturmaktadır. Çiftlerin her birinin kendi anlam dünyaları, çatışmanın sonucu olarak ortaya saçılmakta ve dağılan her şeyin toparlanması için ilk adım gerçekleştirilmektedir. Terapistin nesnel değerlendirmesi, aslında farkında olmadan gerçekleştirilen hataların, gözden kaçırılan noktaların ve doğru şekilde ifade edilmeyen durumların yeniden ele alınmasını sağlamaktadır. Böylece, kişilerde sorun çözme becerileri ortak anlamlar üzerinden yeniden geliştirilebilmekte ve pratik olarak uygulama konusunda gerekli yönlendirmeler gerçekleştirilmektedir. 

Evlilik terapileri, çiftlerin ikna olması değil, ortak anlam paydasında kendileri olmaları temelinden hareket etmektedir. Bu aşamanın gerçekleştirilebilmesi, evliliğin ilerleyen aşamalarında ortaya çıkabilecek ya da tekrar edebilecek sorunların çözümünde, partnerlerin kendi kendilerinin terapisti olması anlamına gelmektedir. Bu doğrultuda, sorunların doğal ve kaçınılmaz olarak meydana geldiği, ancak çözümlerin sağlıklı iletişim ve ortak anlam paydası üzerinden gerçekleştirildiği mutlu evlilikler ortaya çıkmaktadır.