İnsanlığın Daimi Tabusu: Cinsellik

Cinsellik, doğal bir durumdur. Öncelikle bütün bir toplum yönlendirmesi, sosyal yapı ve çevresel faktörlere rağmen, cinselliğin doğal bir durum olduğunun kavranması gerekmektedir. Cinselliği tabulaştırıldıkça, öğrenme konusunda kişi kendini kapatabilmektedir. Ancak, insan bilmediği şeyden korkmaktadır. Bilmeye, öğrenmeye ve ayıp olarak nitelenen unsurlarla ilgili kendimizi geliştirmeye çalışmak, hayatın her alanında olduğu gibi cinsellik konusunda da oldukça önemlidir.

Cinsellik sadece cinsel organlarla ele alınmaması gereken, bütünsel bir durumdur. Cinsellik, doğduğumuz andan itibaren sosyal çevremizde yerleşmiş inançlar, cinsellik üzerine düşünceler ve cinsellikle ilgili duygularla birlikte ele alınmalıdır. Doğal olarak cinsellikle ilgili ortaya çıkan sorunlar, sorunların oluşumunda rol oynayan bütün etkenleri içine alan bir değerlendirme ile sağlıklı şekilde tedavi edilebilmektedir. Cinsel terapi, cinsel sorunların bütün etkenler doğrultusunda detaylı şekilde değerlendirilmesini amaçlayan uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Cinsel terapi, gerçekleştirilen uygulamalar doğrultusunda, cinsellikle ilgili sorunun ortaya çıkma sebeplerini ve bu sorunun yerleşmesine sebep olan etkenleri detaylı şekilde ele alarak sorunun tedavisini amaçlamaktadır.

Cinsel Terapi Nedir?

Bireylerde cinsellikle ilgili olarak gözlemlenen duygusal ve davranışsal sorunların çözümlenmesi, kişilerin cinsel dolayısıyla ruhsal sağlıklarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesini amaçlayan teknikler cinsel terapi olarak adlandırılmaktadır.

Cinsel terapi aslında özel olarak gerçekleştirilen bir öğrenme biçimi olarak tanımlanabilmektedir. Cinsel terapi öğrenme biçimiyle, zamana yayılmış şekilde, kişinin kendi bedenini, kimliğini, dolayısıyla kendisini keşfetmesi sağlanmaktadır. Cinsellik sadece bedensel bir sorun olarak ortaya çıkmamaktadır. Bu bakımdan cinsel sorunun ilaçla tedavisi cinsel terapinin bir parçası olarak uygulanabilmektedir.

Cinsel terapinin temel hareket noktasını, cinsel sorunun saptanması oluşturmaktadır. Bu doğrultuda cevaplanması gereken ilk soruyu, cinsel sorunun gerçek bir işlev bozukluğu mu yoksa bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir durum mu olduğunun cevaplanması oluşturmaktadır.

Cinsel terapi uygulaması, 1970’li yıllardan bu yana uygulanmaktadır. Cinsel terapi uygulamasıyla; vajinismus ve erken boşalma olgularının pek çoğunda başarı sağlanmakta, cinsel isteksizlik, kadınlarda uyarılma ve orgazm bozuklukları, erkeklerde sertleşme sorunları gibi pek çok cinsel işlev bozukluk büyük ölçüde tedavi edilebilmektedir. Cinsel terapinin başarısı, cinsel sorunların tipi ve sorunlu çifte göre değişiklik göstermektedir. Cinsel terapi uygulamasıyla, iki seansta hızlıca çözümlenen sorunlar gözlemlenebildiği gibi, 1-2 yıl süren uzun süren tedavilerle gelişme sağlanan vakalarla da karşılaşılabilmektedir.

Cinsel Terapinin Amacının Belirlenmesi

Cinsel terapinin amacını, sorunun tanımlanması temelinde oluşturulan yol haritası belirlemektedir. Cinsel sorunun saptanmasında, kişinin ya da çiftin içinde bulunduğu kültürel, sosyal ya da dini faktörlerden etkilenme boyutları önemli bir yere sahip olmaktadır. Sorun olarak nitelendirilen durum, aslında çeşitli faktörlerin bilinç düzeyinde farkında olmadan oluşturduğu etki mekanizmalarının bir sonucu olabilmektedir. Bu noktada cinsel terapi sırasında gerçekleştirilen değerlendirmeler, amacın doğru şekilde belirlenmesi ve uygulanması açısından anahtar noktayı oluşturmaktadır.

Cinsel terapi değerlendirmesi sırasında cevap aranması gereken temel soruları şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Kişide gözlemlenen cinsel işlev bozukluğunun derecesi nedir?
  • Söz konusu cinsel işlev bozukluğu duruma bağlı ortaya çıkan bir seyir mi göstermekte yoksa süreklilik mi taşımaktadır?
  • Cinsel işlev bozukluğu, birincil bir sorun olarak mı karşımıza çıkmaktadır? Yoksa zaten mevcut olan başka bir psikiyatrik bozukluk ya da evlilik sorunundan kaynaklı ikincil sorun olarak mı ortaya çıkmaktadır?
  • Cinsel işlev bozukluğuna eşlik eden ikincil bir cinsel sorun bulunmakta mıdır?
  • Cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıkmasına etki eden psikolojik ve biyolojik faktörlerin rolü nedir?
  • Partnerde de gözlemlenen bir cinsel sorun mevcut mudur?

Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, kişinin ya da çiftin terapiden beklentilerinin sorgulanması gerekmektedir. Böylece cinsel terapi ile ilgili beklentilerin gerçekçi olması sağlanmakta ve daha başarılı sonuçlar sağlanabilmektedir.

Cinsel Terapinin Özellikleri Nelerdir?

Cinsellik, enerjidir. Yaşamımız boyunca ruh ve beden sağlığımıza etkilere sahip olan aktif bir enerjidir. Bu enerjiyi yok saymak, ayıp olarak nitelendirerek bastırmak çeşitli sorunları kaçınılmaz kılmaktadır. Bu bakımdan cinsel terapi, ilgili alanda uzman, bilgili ve objektif terapistler tarafından yapılmaktadır.

Cinsel sorunların temelinde, içinde bulunulan sosyal ve kültürel yapının kendi değerlerini kişiye dayatması ve yansıtması bulunmaktadır. Cinsel terapiler, güvenilir ve kendi değerlerini yansıtmayan terapistler tarafından uygulanmaktadır. Terapistler, kişiyle herhangi başka bir ilişkisi bulunmayan, dolayısıyla daha yabancı ve tarafsız kişilerdir.

Cinsel terapilerde tanı koyulmadan önce, kişiden yeterli öykü alınmalı ve gerekli tetkikler yapılmalıdır. Bu doğrultuda belirlenen olası tedavi seçenekleri konusunda hasta bilgilendirilmeli ve hastanın da fikri doğrultusunda bir yol haritası belirlenmelidir. Böylece hastanın beklentileri ve terapinin işleyişi konusunda sağlam temeller atılarak, uygulama daha etkili şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

Cinsel terapiler süresince gerçekleştirilen danışma ya da tedavi ilişkisi, hastaya ait edinilen bütün bilgilerin gizliliği esas alınmaktadır. Cinsel terapi sırasında edinilen bilgiler, hastanın ya da bir başkasının hayatına ya da güvenliğine açık bir tehlike oluşmadığı sürece, saklı tutulma zorunluluğuna sahiptir.