Evlilikler iki ayrı geçmiş öyküye sahip olan iki ayrı bireyin beraber yaşama kararı alması olarak tanımlanabilir. Dolayısı ile farklılıklara rağmen bir arada yasama kararı alabilmek anlamına gelen evlilik kurumu güçleri ikiye katlayan, bazı durumlarda ise tam tersi güçleri yarıya indirebilen bir ortaklıktır. Bireylerin huzurlu ve doyum içeren bir ilişki yaşayabilmeleri birbirleri ile uyumlu olmaları, birbirlerini tamamlayabilecek özelliklere sahip olmalarına büyük oranda bağlıdır. Birbirlerinin kişisel özelliklerine ve farklılıklarına saygı duyan çiftler ilişkilerini uyum içerisinde sürdürürler. Ancak yukarıda sayılanlardan daha önemlisi ilişkiyi sürdürmeye dair duyulan inanç ve arzu olmalıdır. İstek ve çabanın diri tutulması önemlidir. Çabanın ve isteğin istikrarsız bir özellik taşıması ilişkiyi çıkmaza sokan önemli unsurlardan biridir. ister evlilik ister ilişki olsun iletişimsizlik, saygısızlık ve saldırganlık bir ilişkide ciddi sorunların yaşanmasına neden olur. Aile yapıları, karakter özellikleri, eğitim seviyeleri, zevkler birbirine uyumlu olduğunda ilişkilerde ortaya çıkan problemlerle daha kolay başa çıkılmaktadır. Evlilikler ve ilişkiler korunduğu takdirde, ortaya çıkan olumsuz sinyallere dikkat edilir gerekli önlemler alınır ise bu birlik korunacaktır.

İlişkiler ve evlilikler yenilenmeye, gelişmeye ihtiyaç duyan bir dinamiğe sahiptir. Mutlu ilişkiler ve evlilikler yenilenmeye ve gelişmeye açık bireyler tarafından yürütülür. Güçlü bağlara sahip mutlu evliliklerin ölçütlerini sıralamak gerekirse;

Farklılıklar, erkeği kadına kadını erkeğe üstün kılmayan özelliklerdir. Bunun bir üstünlük değil bir özgünlük olarak kabul edilmesi gereklidir. Unutulmamalıdır ki farklılıklar, rutini bozan heyecanlara zemin hazırlar.

Çiftlerin yaşamdan beklentileri ve amaçları uyumluluk göstermeli, çift ruhsal ve cinsel uyuma sahip olmalıdır.

Birbirlerini seven ve paylaşma duygusuna sahip çiftler birbirlerini mutlu eder.

Fiziksel, sözel ve davranışsal bir şiddet mutlu bir evlilikte olmaması gerekenlerin başında gelir. ilişkide çatışma yaşandığında çiftler sakinliğini koruyarak sorunu çözme yoluna giderler. Çiftler davranışşsal ve yapıcı eleştirilerle çözüm için uğraşırlar.

Sorumlukların her bir birey tarafından üstlenildiği bir ilişkide ortaya çıkan bir sorun asla tek bir bireye mal edilmez, çünkü evlilik iki kişiliktir.

Araştırmalar evliliğin ilk yıllarından ve ilk çocuk doğduktan sonra çiftlerin birbirlerine ayırdıkları zaman azaldığını ortaya koyuyor. Bunun için eşle beraber , düzenli olarak vakit geçirecek bir program yapmak, herkesin yönelimine uygun olan faaliyetlere yönelmek ev dışında bir alana odaklanmak mutlu ve sağlıklı bir ilişkinin devamlılığı anlamına geliyor.

Eşlerden biri ya da her ikisinin cinsel sorunlar yaşamaları durumunda yardım almaya açık olmaları önemli bir diğer husustur. Eşlerden birinin iletişim ya da öfke kontrol problemleri varsa yine bahsi geçen konularda profesyonel yardım alması mutlu bir ilişki anlamına gelmektedir.

Dostluğun devamı, konuşmak, dertleşmek ve destek olmak oldukça önemli bir başka noktadır. İlişkiye zarar verdiği düşünülen üçüncü şahıslara sınır koyma, ilişkiye dahil etmeme de önemli ve gereklidir.

Çiftler evlilik süresince yaşanabilecek krizlerde direnebilme ve ilişkiyi ayakta tutabilme becerilerini geliştirmelidirler.